27 Eylül 2020
Borsa Yatırım Fonu

Borsa Yatırım Fonu Nedir?

Borsa yatırım fonları BYF, bir endeksi baz alan, baz aldığı endeksin performansını yatırımcılara yansıtmayı kasteden ve hisseleri borsada harekât gören yatırım fonlarıdır. BYF bir endekse, emtiaya dayalı olarak çıkarılmakta ve baz aldığı endeks veya emtia kapsamındaki varlıklara endeksteki ağırlıkları oranında yatırım yapmaktadır. Misalin BIST 30 endeksine yatırım yapmak isteyen bir yatırımcı, endeksteki hisseleri ayrı ayrı almak yerine endekse dayalı BYF’ye yatırım yaparak, mevzubahisi endekse yatırım yapma imkânı bulmakta ve endeksin getirisinden faydalanabilmektedir.

Borsa yatırım fonları, yetkili taşıtı kuruluşlar, yeni yasa ile portföy idare firmaları tarafından yatırımcılardan bir araya gelen nakit ile, baz alınan endeksteki menkul değerlerin satın alınmasıyla oluşturulan portföylerdir. Bu fonlar, baz aldıkları endeksteki hisseleri ya da öbür çalgıların altın,döviz vb. getirisini yansıtmakta ve tehlikesini taşımaktadır. BYF katılma dokümanları, taşıtı müesseseler taşıtıyla Hisse Piyasası’nda alınıp satılabilmektedir.

Fonların işleyişine azıcık değinecek olursak; Sektörde altına endeksli bir altın borsa yatırım fonu kurulduğunu düşünelim. Piyasada altının maliyeti 100 TL ise, altına dayalı fonunun maliyeti de 1 gram=1 katılma hisseyi olduğu için 100 TL üzerinden harekât görecektir. Seneler haysiyeti ile piyasa maliyeti ve fon idare fiyatı oranında değişikleşme olabilecektir. Çünkü fon gider kesintileri fonun içinden kesilmektedir. Yatırımcı bu fondan altın yükseldiğinde yükselen ölçü kadar hasılat elde etmiş olacaktır. Aynı biçimde düştüğünde, düşüş kadar hasarı olacaktır. Burada yatırımcının maliyetleri fon idare fiyatı ile bu fonların borsada harekât görmesi sebebi ile taşıtı müesseseler üzerinden alım satımının yapılması lüzumluluğu gereği, taşıtı müesseselere ödenen alım-satım kuruludur. Ayrıca kurucu altın gizleme değerini fonun içinden tahsil ediyorsa bu değer ile teftiş gibi lüzumlu giderler de fonun gideri olacağı için yatırımcı açısından çok cüzi de olsa maliyet oluşturmaktadır. Başkaca ilave getiri veya hasılat bulunmamaktadır.

Yasaen BYF’lerin potföyünde bulunan varlıkların %75’i faizli olarak ödünç verilebilir. Bu biçimde fon ilave getiri elde ederek, bu getirinin fona yansıtılması neticeyi fon kıymet kazanmış olacaktır. Fonu elinde bulunduran yatırımcı da, ödünç operasyondan dolayı fonun kıymet kazanması ile ilave getiri elde edecektir. Ancak bu getiri faizli operasyondan kaynaklı getiri olduğu için bu hasılat faizsiz finans ilkelerine uymamaktadır. Misalin 100 kilo büyüklüğünde altın BYF’si olduğunu düşünelim. Fon idareyicisi bu fondan 75 kilo altını emin faiz oranı üzerinden 90 günlük vadede lüzum dinleyen birey veya kuruluşa ödünç vererek fon için ilave getiri elde etmiş olacaktır. Ödünç alan taraf 90 günlük vakit zarfında bu altının zilyetliğini elinde bulundurduğu için tasarruf yetkisine haiz olacaktır. Dolayısı ile elde edilen 75 kilo altını piyasada alıp, satabilir ve her türlü operasyona mevzu edebilir. Ödünç veren taraf bu altın üzerinde ödünç verdiği için, 90 günlük vakit zarfında 75 kilo altın üzerinden tasarruf yetkisini sınırlamıştır. Şayet ödünç verilen bu altın tekerrür alım-satıma mevzu edilirse türev mahsul oluşturulmuş olacak, hakikatte 75 kilo olan altın, hem ödünç alan hem de ödünç veren birey/müessese tarafından kullanılırsa piyasada 150 kilo altın varmış gibi harekât görecektir. Bu harekât fıkhi açıdan uygun olmadığı için ödünç verilen altının getiri elde edecek biçimde verilmesi ve verilen altının veren tarafından da kullanılmasının fıkhi açıdan uygun olmadığı dile getirilmektedir. Sermaye Piyasası Kurulu mevzuatında bununla alakalı rastgele bir kısıtlama bulunmamak ile beraber katılım bankalarında bu cins mahsuller kullanılmamaktadır.­

Borsa yatırım fonları, ülkemizde Avrupa veya Amerika’da gördüğü derecede rağbet görmemiş, anapara piyasaları üzerinde varlığını ve tesirini hemen hemen yitirme noktasına gelmiştir.. Tüm gelişmiş ülkelerde ve büyümekte olan ülkelerin çoğunda çok zaferli olduğu halde Türkiye’de zafersiz olmaları denetlenmesi gereken bir vaziyettir. Temel neden, tertip edici otoritelerin bu ülkelerde BYF’ler başta olmak üzere ortaklaşa yatırım vasıtalarına pozitif ayırımcılık uygulamaları ve ödenti dahil bir hayli avantaj sağlamalarına rağmen, Türkiye’de ise pozitif ayırımcılıktan ziyade, fazla regülasyon uygulanması neticeyi olumsuz ayırımcılık yapıldığı söylenebilir. Dolayısı ile fertsel ve müessesesel yatırımcılar için doğrudan varlığa yatırım BYF’ye veya yatırım fonuna yatırımdan daha cazip gidişata gelmektedir. Özellikle altın ve gümüş gibi emtiaya dayalı borsa yatırım fonlarında, yatırımcının bankalar gibi emtia alımı yapabilecek seçenek dağıtım kanalı imkânının olması; pay bonoyu borsa yatırım fonlarında ise yatırımcının hem pay bonosuna uzak durması hem de doğrudan pay bonoyu yatırımı yapabilmesi veya rastgele bir pay bonoyu yatırım fonunu alabilmesi, BYF biçiminde kurulmuş olan fonlara olan alakasını eksiltmiştir. Alttaki tablodan da net olarak anlaşılacağı üzere BYF’lere olan alaka her geçen sene eksilmektedir. 2015 senesinde mevcut olan 14 adet BYF ise, Sermaye Piyasası Kurulu’nın borsa yatırım fonlarına ait yeni tertip etmesinde yer alan fon büyüklüğü kriteri 3 milyon TL, borsanın piyasa yapıcılığı tertip etmesi, ödentisel dezavantajlar, yatırımcı kayıtsızlığı ve düşük kar oranları gibi sebeplerden dolayı kapanma ile surat surata kalınmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir