d

DEVLET MEMURLARININ YAN ÖDEMELERİ VE GELİŞİMİ

Doğan KESTANE Devlet Bütçe Uzmanı

GİRİŞ

Cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze kadar kumu hizmeti yürüten Devlet memurlarına, asli maaşları yanında çeşitli adlarla ek ödemeler yapılagelmiştir.

Ücret sisteminin yetersiz kaldığı boşlukları doldurmak, farklı çalışmaları ve nitelikleri farklı değerlendirmek ve kamu hizmetini ülkenin her yanına dengeli bir şekilde yayabilmek için mevcut istihdam politikalarını desteklemek, yokluğu duyulan elemanların kamu kurumlarına kazandırılmasını sağlama amacı, yan ödeme-ek ödeme uygulamalarını zaruri kılmıştır. Bu haliyle yan ödemeler, ücret sistemini tamamlayıcı ve düzenleyici araçları olarak nitelendirilebilir..


657 sayılı Devlet Memurları Kanununun yürürlüğe girdiği tarihe kadar sözkonusu ödemeler yaygınlaşmış, mevzuat ve çeşitlilik açısından belirli bir dağınıklık göstermiş iken 657 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi ile ek ödemeler belirli bir disiplin altına alınmış, birçoğuda yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak ek ödeme ihtiyacının devam ettiği görülerek ilk kez 31.7.1970 tarihli ve 1327 sayılı Kanunun 71 inci maddesiyle 657 sayılı Kanuna eklenen bir hükümle bugünkü yan ödeme (zam ve tazminat) sisteminin temeli atılmıştır.


Memurlara hizmetlerinin ücretlendirilmesi yanında, istihdam politikası aracı olarak da kullanılan yan ödemeler, günümüzde hayli yaygınlaşarak ücret sisteminin ana unsurlarından biri olarak uygulanmaya devam edilegelmektedir.


Sivil memurlar için yapılan düzenlemelere paralel olarak eş zamanlı olmak üzere askeri personel için de benzer düzenlemeler yapılmıştır. Halen, zam ve tazminatlara yönelik olmak üzere, sivil personel ve askeri personel için olmak üzere her yıl iki ayrı Bakanlar Kurulu Kararı yürürlüğe konulmakta olup askeri personele yapılan yan ödemlere bu çalışma kapsamı dışında tutulmuştur.


I- YAN ÖDEMELER UYGULAMASININ GELİŞİMİ

1939-1972 Yılları Arası Yan Ödemeler Uygulaması


1939 yılında personel sistemini yeniden düzenleyen ve bir takım ek ve değişiklikleriyle 1970 yılına kadar yürürlükte kalan 8.7.1939 tarih ve 3656 sayılı "Devlet Memurlarının Aylıklarının Tevhid ve Teadülüne Dair Kanun" ile 11.7.1939 tarihinde KİT'lerde görevli memurlar için 3659 sayılı Kanunlarda yan ödemelere ilişkin düzenlemeler yer almıştır. Özellikle KİT'lerde görevli memurlarla ilgili esasları düzenleyen 3659 sayılı Kanunda yer alan maden-işletme, kasa tazminatlarının miktarları zaman zaman yükselip düşerek, 1972 yılına kadar uygulanmıştır. KİT'lerde görevli memurlara bu tazminatların dışında olağanüstü ikramiye, prim ve ikramiye gibi ek ödemelerin ödendiği görülmektedir.


Gerek KİT'lerde, gerekse diğer kurum ve kuruluşlarda görevli memurlara 1939 yılından sonra muvakkat tazminat, fevkalade zam, tahsisat gibi zam ve tazminatlar ödenmiş ancak bu ödemeler süreklilik göstermeyip aylıklarda yapılan düzenlemeye göre değişim göstermiştir. Aylıkların günün şartlarına uydurulmayışı karşısında, bunların etkinliği artmış, aylıklarda artırım yapılınca bunların azaltılması veya kaldırılması yolu seçilmiştir. Fakat hiçbir zaman 1939-1972 yılları arasında, bir memura ödenen zam ve tazminat miktarı aylığının miktarını geçmemiştir (en üst oran % 62 olmuştur).


Kamu personel sistemindeki dağınıklığı gidermek amacıyla, 1960 yılında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu yürürlüğe girmiştir. Ancak Kanunun mali hükümleri 31.7.1970 tarih ve 1327 sayılı Kanunla düzenlenmiştir.


657 sayılı Kanunun mali hükümlerini düzenleyen 1327 sayılı Kanunda da yan ödemelere yer verilmiştir. Bu kanunun 71 inci maddesiyle getirilen hüküm uyarınca, "hayat ve sağlık için tehlike veya çalışma şartları bakımından güçlük arz eden veya normalin üstünde gayret sarfını gerektiren veya eleman temininde güçlük çekilen görevler için, iş güçlüğü, iş riski ve eleman temininde güçlük zammının ödenmesi kabul edilerek, bu zamların kimlere ne miktarda ödeneceği, ödemelere ilişkin usul ve esasların BKK ile belirleneceği hükme bağlanmıştır.

1972 Yılından İtibaren Yan Ödemeler Uygulamasında Görülen Önemli Gelişmeler


31.07.1970 tarih ve 1327 sayılı Kanunun 71 inci maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen bir hükümle günümüz yan ödemeler sisteminin temeli atılmış ve önemi günümüze kadar artarak devam eden yeni bir ek ödeme uygulamasına geçilmiştir. Kimlere ne miktarda zam ve tazminat verileceğini belirleyen kararnameler, her yıl yeni ilave ve değişmelere uğrayarak günümüze kadar gelmiştir.


Yön ödemeler sisteminin temeli 1970 yılında atılarak kanun çıkarılmasına rağmen, zam ödemesi uygulanmasına 1972 yılından itibaren geçilebilmiştir. 1327 sayılı Kanun uyarınca, ilk yan ödeme kararnamesi 1972 yılında (1.8.1972 tarih ve 7/4821 sayılı) yürürlüğe girdiğinde genel-katma bütçeli kurumlar ile KİT'lerde görevli, sınırlı sayıda (190.000) memura yan ödeme verilmesi öngörülmüştür. Başlangıçta KİT personeli ve yerel yönetimler personeli için ayrı ayrı Bakanlar Kurulu Kararları çıkarılmakta iken, 1974 yılından itibaren uygulama birliği sağlanarak tek yan ödeme kararnamesi çıkarılma yoluna gidilmiştir.


Uygulamanın başladığı 1970 yılından itibaren ilk yıllarda iş güçlüğü, iş riski ve temininde güçlük zammı mevcutken zamanla yan ödeme sistemine 1975 yılında 8 sayılı KHK ile mali sorumluluk zammı, 1982 yılında da 2595 sayılı Kanun ile bilahare özel hizmet tazminatı ve diğer tazminatlarda dahil edilerek kapsam hayli genişletilmiştir.


Ek ödemelerin kapsamında yaşanan bu gelişme yanında yan ödemelerden faydalanan personel sayısı da zamanla artış göstermiş ve nihayet 1976 yılından itibaren zamlardan, 1991 yılının ikinci yarısından itibaren ise tazminatlardan yararlanamayan personel kalmamıştır.


Yan ödemeler uygulamasında sistemin ilk olarak yürürlüğe girdiği 1972 yılından bu yana uygulanan esas ve usullerde zaman içinde bazı değişim ve esaslı gelişmeler olmuştur. Bu değişimlerden önemli noktaları aşağıdaki şekilde sistemleştirebiliriz.

Esas ve Usullerin Düzenlenmesinde Yönetmelikler Yerine Yan Ödeme Kararnamesi Sistemine Geçilmiştir


1972 ve 1973 yıllarında zamların ödenmesinde uyulacak esas ve usuller Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikler ile düzenlenmiştir. Bu uygulama 1974 yılından itibaren terk edilerek her yıl Bakanlar Kurulu tarafından yürürlüğe konulan "yan ödeme kararnamesi" ile düzenlenir hale gelmiştir.

Yan Ödemelerden Yararlanan Personel Sayısı Artmıştır


Yan ödeme uygulamasına geçildiği ilk yıllarda az sayıda personel istifade etmişken zamanla üst düzey ve alt seviyedeki memurlar yan ödemeler kapsamına alınmıştır. Zamlar açısından 1976 yılı yan ödeme kararnamesi ile bütün memurlar zam ödemesi kapsamına alınmışken yine tazminatlar açısından 433 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 1991 yılı ikinci yarısından itibaren bütün memurlar, iş güçlüğü zammı ve tazminatlardan (diğer tazminatlardan) istifade eder hale gelmiştir. Dolayısıyla zam ve tazminat uygulaması bütün memurlara yansıtılarak sistemin genelleştirilmesi sağlanmıştır.

Lira Uygulamasından Puan-Katsayı Uygulamasına Geçiş Olmuştur


1971 yılından 1977 yılına kadar zamların üst sınırları "lira" cinsinden Bütçe Kanunlarında belirtilmiş; Bakanlar Kurulu Kararlarında 1972 ve 1973 yılı Bütçe Kanunlarındaki miktarlar esas alınarak zamlar "lira" cinsinden belirlenmekte iken 1974 yılı yan ödeme kararnamesi ile "lira" cinsinden ifade etme uygulamasına son verilmiştir. 1974 yılından itibaren zamlar "puan" cinsinden ifade edilerek bu puanların ödemeye esas olmak üzere parasal miktarlara çevrilmesi için aynı yıl ile birlikte "katsayı" uygulaması başlatılarak, "puan" ile "katsayı" çarpımı sonucu bulunan miktar ödenecek zam miktarı olmuştur.

Zamların Üst Sınırlarının Belirlenmesi


Zamlar (iş güçlüğü, iş riski ve temininde güçlük zammı) için 1978 yılına kadar Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen üst sınır "miktar-lira" cinsinden Bütçe kanunlarında belirlenmekteydi. 1978 yılından itibaren Bütçe Kanunlarında bu konuda herhangi bir sınır belirtilmemesi nedeniyle zamların üst sınırı her yılın yan ödeme kararnamesinde "puan cinsinden" belirlenmiştir.

Hak Kazanılması ve Ödenmesindeki Gelişme


1972 yılından 1981 yılına kadar zam ve tazminatların ödenmesini gerektiren görevlere başlanıldığı günden itibaren hak kazanılmakta ve yapılan ödemeler "fiilen iş yapma" şartına bağlı olarak "müteakip ay başında aylıkla birlikte" yapılmakta iken bu uygulamaya 1981 yılı yan ödeme kararnamesi ile son verilmiş ve yan ödemeler "aylıkla birlikte peşin" ödenmeye başlanılmış, bu konuda aylıklara ilişkin hükümler uygulanmıştır.

II- YAN ÖDEMELERİN BELİRLENMESİNE ETKİ EDEN FAKTÖRLER

Devlet memurlarına verilen yan ödemeler oldukça değişik sebepler ve kriterlere dayanılarak farklılaştırılmıştır. Böyle bir farklılaşma uygulamasına etki eden faktörler kadro (görev unvanı), hizmet sınıfları, öğrenim durumu, kadro derecesi, çalışma mahalli, görevin yetki, sorumluluk ve nitelikleri olarak sınıflandırılabilir.

Hizmet Sınıfları


Hizmet sınıfı, görev, yetki, sorumluluk ve görevin yürütülmesi için gerekli nitelikler yönünden birbirine benzeyen kadroların oluşturduğu gruptur. 657 sayılı Kanun uyarınca memurlar 10 hizmet sınıfına ayrılmışlardır. Yan Ödeme Kararnamelerine ekli I, II ve III sayılı cetvellerde yer alan bölümler, hizmet sınıflarının belirleyici olduğu bir özellik göstermekte, dolayısıyla puan ve oran belirlenmesinde hizmet sınıfı dikkate alınmaktadır.

Kadro Derecesi


Memurların aylıklarının hesaplanmasında esas alınan genel gösterge tablosundaki dikey ayrımlardan her birine derece adı verilir. Kadro derecesi kavramı genellikle hizmetin önemi, yetki ve sorumluluk artışı ile ayarlı bir yükselme basamağı olarak tanımlanabilir. Örneğin Üst Yönetim ve Genel İdare Hizmetleri bölümünde yer alan memurlar için derecelere dayalı bir tazminat oranı üst sınırı belirlenmektedir.

Kadro (Görev) Unvanı


Kadro, hizmetin gerektirdiği görevler topluluğu olarak tanımlanabilir. Kadroların belirlenmesi, görevin önemi, sorumluluğu, çalışma zorluğu gibi faktörlerin değerlendirilmesi ile olmaktadır. Bu çerçevede kurumlarda oluşturulan hiyerarşik yapı, bir yönü itibariyle görev-ücret ilişkisinin bir göstergesidir. Bu bakımdan kadro (görev) unvanı, yan ödeme puanlarının belirlenmesindeki en önemli faktörlerden olup her hizmet sınıfının kendi içindeki yapısal farklılaşma ile zam ve tazminat puanlarının miktarındaki farklılaşmayı gerektirmiştir. Buna göre memurdan, müsteşara kadar yan ödemelerde kademeli bir süreç söz konusudur.

Görevin Yetki, Sorumluluk ve Niteliği


Görevin yetki, sorumluluk ve niteliği kavramı, memurların tüm özelliklerini içeren geniş bir kavramdır. Belli bir görevi yürütebilmek için sınırları hukuk kurallarıyla belirlenmiş konularda memurlara tanınan her yetki, belli bir sorumluluğu da beraberinde getirmekte, dolayısıyla verilen görevin yapılması için memurun tüm eylemlerinin sonuçlarını üstlenme duygusuna "sorumluluk" adı verilmektedir. Yine aynı şekilde bir görevin yapılabilmesi için değişik özelliklere ihtiyaç vardır. Bazı görevler fikri, bazı görevler ise bedeni nitelikli çalışmayı gerektirir. Fikri nitelikler; karar verme, yorum yapma, muhakeme, insiyatif üstlenebilme ve uyum yeteneği gibi niteliklerdir. Fiziki nitelikler ise; seyahata dayanıklılık yada bedensel gücü kullanabilme gibi niteliklerdir. Görevin yetki, sorumluluk ve nitelikleri dikkate alınarak 1982 yılından beri, en yüksek devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) beli oranlarında özel hizmet tazminatı ve diğer tazminat ödemesi yapılmaktadır.

Öğrenim Durumu


Kamu kurumlarında görevli memurlar, öğrenim durumu açısından da farklılıklar göstermektedirler. Özellikle yan ödeme kararnamesinin I ve II sayılı cetvellerinde yer alan teknik hizmetler ve sağlık hizmetleri bölümlerindeki puanlama ve oranlamalarda öğrenim durumu esas alınacak ölçütlerden birisidir. Diğer hizmet sınıflarında ise öğrenim durumunun yan ödemeler üzerinde doğrudan değil dolaylı etkisinin olduğu görülmektedir.

Çalışma Mahalli


Çalışma mahalli, hizmetin görüldüğü yer olup (özellikle iş güçlüğü ve iş riski zamları) hayat ve sağlık için tehlike ve çalışma şartları bakımından güçlük arz eden veya normalin üstünde gayret sarfını gerektiren görevlerde çalışanlara ödenmesi amacıyla düzenlenmiştir. Bu bakımdan aynı eğitim düzeyine, hizmet sınıfına, hizmet yılına ve kadro (görev) unvanına sahip bir personele ödenecek zam ve tazminatlar, çalışma alanlarına göre farklılıklar gösterecektir. Örneğin kadroları teknik hizmetler sınıfında bulunan personelden açık maden ocaklarında çalışanlara çalışma mahalli dikkate alınarak ilave iş riski zammı ödenecektir.

III- YAN ÖDEMELER UYGULAMASI

A)-Zamlar


Pratikte çok geniş bir uygulama alanına sahip bulunan ve dar anlamda "yan ödemeler" olarak da ifade edilen bu ödemeler "iş güçlüğü zammı", "iş riski zammı", "temininde güçlük zammı" ve "mali sorumluluk zammı"ndan oluşmaktadır. Bu zamlar, 657 sayılı Kanunun "Zam ve Tazminatlar" başlıklı Ek Maddesinde düzenlenmiştir. Bu "Ek Madde" hükmüne göre, söz konusu zamların hangi işi yapanlara ve hangi görevlerde bulunanlara ödeneceği, ödemenin miktarları, ödeme usul ve esasları her yıl Bakanlar Kurulu Kararıyla "Yan Ödeme Kararnamesi" ile tespit edilmektedir. Ancak, MİT fiili kadrosunda bulunanlara ödenecek bu tazminat ve zamların miktarları ile ödeme usul ve esasları Başbakan tarafından belirlenmektedir.

Zam Türleri
a)-İş Güçlüğü Zammı


İşin niteliği ve çalışma şartlarının var ettiği "güçlük-zorluk" karşılığı olarak ödenir. İş güçlüğü zammı, başlangıcından günümüze kadar yan ödeme kararnameleri kapsamında tüm personele ödenen bir zamdır.

b)-İş Riski Zammı


İşin hayat ve sağılık için taşıdığı "tehlike-risk" in karşılığı olarak ödenir. Genelde sağlık, teknik ve emniyet hizmetleri sınıfında yeralan personelden tehlikeli ve riskli görevlerde bulunanlar faydalanmaktadır. Ödeme yapılan iş ve görevler sınırlıdır.

c)-Temininde Güçlük Zammı


İşin önem ve niteliği icabı o işte çalıştırılmak üzere istihdam edilecek elemanın teminindeki "güçlük" işte eleman tutulmasındaki "zorluk" ve belli yerlerde istihdam edilmesindeki "zorluk ve güçlük" karşılığı olarak ödenir. Temininde güçlük zammı, yararlanan personel sayısı açısından iş güçlüğü zammından sonra en kapsamlı olanıdır. Bu zammın kapsamı, zamanla giderek genişleyerek bugün yardımcı hizmetler sınıfı, eğitim-öğretim hizmetleri sınıfı ve genel idari hizmetler sınıfındaki 5-15 dereceler arasında yönetici olmayan personel dışındaki (istisnalar hariç olmak üzere) aşağı yukarı tüm Devlet memurları bu zamdan yararlanır hale gelmiştir.

d)-Mali Sorumluluk Zammı


Parasal olarak "Sayıştay'a hesap vermenin" ve "vezne açığından sorumlu olmanın" karşılığı olarak verilen parayı ifade eder. Mali sorumluluk zammı, gerek yararlanan personel sayısı açısından gerekse kapsam açısından diğer zamlara nazaran en sınırlı olanıdır.

Yan Ödeme Aylığı


Yan ödeme puanı ile yan ödeme katsayısının çarpılması sonucu bulunan miktardır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 213 üncü maddesinden sonra gelen Ek Madde hükmü gereğince ödenmesi öngörülen iş güçlüğü, iş riski, mali sorumluk ve temininde güçlük zammının kimlere ve ne miktarda ödeneceği, ödeme usul ve esasları, kanunda belirtilen kriterlere uygun olarak, ilgili kurumların yazılı isteği ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye bakanlığınca bütün kurumları kapsayacak şekilde yılda bir defa olmak üzere hazırlanmakta ve Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulmaktadır. Yan ödeme puanları, Kararnamenin I sayılı cetvelinde unvan, derece, hizmet sınıfları ve kurumsal baz olmak üzere farklı şekilde belirlenmektedir.

Zam Ödemesi Yapılmayan Personel


Söz konusu zamlar;
-Sözleşmeli olarak çalıştırılan personele,
-Yurtdışına sürekli görevle atananlara,
-15.11.1971 tarih ve 7/3479 sayılı Kararname uyarınca yurtdışında görev alanlara,
-Mesleklerini serbest olarak icra etmek üzere muayenehane veya laboratuar açanlarla, özel hastane, muayenehane, poliklinik ve laboratuar gibi sağlık tesislerinde çalışanlara, 1475 sayılı Kanuna göre işyeri hekimi olarak görev yapanlara,
-2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanuna tabi personele,
-2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personele,
ödenmemektedir.

B)-Tazminatlar


657 sayılı Kanunun "Zam ve Tazminatlar" başlıklı Ek Maddesinde düzenlenmiştir. İlk defa verildiği tarih olan 1982 yılından bu tarafa muhtelif defalar değişikliğe uğramıştır. Görevin önemi, görevin sorumluluk ve niteliği, görev yerinin özelliği, hizmet süresi, kadro unvan ve derecesi ve eğitim seviyesi v.b. hususlar gözönüne alınarak en yüksek Devlet memuru aylığının (en gösterge dahil) brüt tutarı üzerinden ödenir.

a)-Özel Hizmet Tazminatı


İlk defa 2595 sayılı Kanunla 1982 yılından itibaren uygulamaya konmuştur. Başlangıçta ödeme kapsamı sınırlı iken zamanla bu kapsam hayli genişlemiştir. Bugün genel idare hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda bulunan üst yönetim ile alt düzey memurlardan bir kısmı (şef, programcı v.b. ve genel idare hizmetleri sınıfına mensup olan denetim hizmetleri ile görevli personel (müfettiş, kontrolör, uzman, denetmen, murakıp), dışişleri meslek memurları, sağlık hizmetleri, teknik hizmetleri, avukatlık hizmetleri ve milli istihbarat hizmetleri sınıfına dahil tüm personel bu tazminattan istifade etmektedir.


b)-Eğitim-Öğretim Tazminatı


Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfına dahil öğretmen unvanlı kadrolarda fiilen öğretenlik yapan personele ödenir.

c)-Din Hizmetleri Tazminatı


İl müftü yardımcısı (1 inci dereceden aylık alan hariç), ilçe müftüsü ve din hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda bulunan personele ödenmektedir

d)-Emniyet Hizmetleri Tazminatı


Emniyet Hizmetleri Sınıfına dahil kadrolarda bulunan personel ile Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde istihdam edilen çarşı ve mahalle bekçilerine ödenmektedir. Bununla birlikte pilot, pilot adayı ve uçuş ekibi olarak görev yapan Emniyet Hizmetleri Sınıfına dahil personele emniyet hizmetleri tazminatı yerine 3160 sayılı Kanun ile düzenlenen "uçuş hizmetleri tazminatı" ödenmektedir.

e)-Mülki İdare Amirliği Özel Hizmet Tazminatı


Mülki İdare Amirliği Sınıfına dahil kadrolarda bulunan personele ödenmektedir.

f)-Denetim Tazminatı


Denetim elemanlarına (müfettiş, kontrolör, denetçi, uzman, denetmen, murakıp ve aktüer gibi) ödenmektedir.

g)-Adalet Hizmetleri Tazminatı


Yüksek mahkemeler, Yüksek Seçim Kurulu, Sayıştay, İl ve İlçe Seçim Kurulları ile adli, idari ve askeri yargıda (Ceza İnfaz Kurumları ve İcra Müdürlükleri personeli dahil) görevli ve 657 sayılı Kanuna tabi personele ödenmektedir.

h)-Diğer Tazminatlar


657 sayılı Kanunda belirtilen hizmet sınıflarına dahil olup, yukarıda belirtilen tazminatlardan yararlanamayan tüm personel "tazminat" adı altında ek bir ödeme almaktadır.

Tazminat Miktarı


En yüksek devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil) esas olan gösterge rakamının aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktara, Kararnamenin ilgili cetvellerinde gösterilen oranların uygulanması suretiyle hesaplanmaktadır. Tazminat oranları, ödeme usul ve esasları, kanunda belirtilen kriter ve tavanlara uygun olarak unvan, derece, hizmet sınıfları ve görev yerleri baz alınarak kurumların yazılı isteği ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca bütün kurumları kapsayacak şekilde yılda bir defa olmak üzere hazırlanmakta ve Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulmaktadır.

Tazminat Ödemesi Yapılmayan Personel


-Yurtdışına sürekli görevle atananlara,
-Asli görevleri yanında kendilerine 657 sayılı Kanunun değişik 88 inci maddesine göre "ikinci görev" verilenlere ikinci göreve ilişkin özel hizmet tazminatı,
-2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa tabi personele,
-2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personele,
-Sözleşmeli personele (kadro karşılığı sözleşmeli çalışan personel hariç),
ödenmemektedir.

IV- YAN ÖDEMELERDEN ALINAN VERGİ VE YAPILAN KESİNTİLER

Gelir Vergisi


İş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük ve mali sorumluluk zammından Gelir Vergisi Kanunu uyarınca gelir vergisi kesintisi yapılmaktadır. Özel hizmet tazminatı ve diğer tazminatlar ise gelir vergisine tabi değildir.

Damga Vergisi


İş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük ve mali sorumluluk zamları ile, özel hizmet tazminatı ve diğer tazminatlar 01.07.1964 tarih ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca damga vergisine tabi tutulmuştur.

Tasarrufa Teşvik Kesintisi


İş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük ve mali sorumluluk zammı ile tazminatlardan 09.03.1988 tarihli ve 3417 sayılı Kanun uyarınca tasarrufa teşvik kesintisi yapılmıştır. 01.04.1988 ila 14.01.1989 tarihleri arasında kişilerden yapılması gereken kesintilerde kurumca karşılanmıştır.

Emekli Sandığı Keseneği


İlk defa 476 sayılı KHK ile 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununa eklenen Ek 70 inci Madde ile özel hizmet tazminatı benzeri tazminatların (ödenekler dahil) 657 sayılı Kanundaki en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının % 4 üne tekabül eden miktarı emeklilik keseneğine ve kurum karşılığına tabi tutulmuştur. Bu oran 486 sayılı KHK, 93/4961 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 547 sayılı KHK ile artırılmıştır. Ancak, 1.1.1996 tarihinden itibaren kesintiye esas olan tazminatlara zamlarda ilave edilmiş ve kesinti oranları ek göstergeye bağlanmıştır.

SONUÇ

Kamu personeline, mevcut aylık sisteminin çeşitli bakımlardan ortaya çıkardığı boşluğu doldurmak amacıyla değişik tür ve nitelikte olmak üzere çok sayıda ödeme yapılmaktadır. Bu ödemelerden bazıları aylığın üzerine çıkarak düzenli ve sürekli bir ödeme niteliği kazanmış ve aylığın "yeterli olma" fonksiyonunu üstlenmiş gibidir. Üstelik bu ödemeler sürekli ve düzenli bir ödeme fonksiyonunu kazanmış ve bu haliyle aylığın yerine geçmiş durumdadır.Geçmişteki uygulamalar yan ödemelerin memurlar karşısındaki oransal ağırlığının en üst seviyede % 62 yi geçmediği halde günümüzdeki bazı kadro (görev) unvanlarındaki yan ödemelerin aylıklara oranının katlandığı düşünüldüğünde bir yargıya ulaşmak için yeterlidir sanırım.


Özendiricilik, ücret rejiminin başarıyı, yükselmeyi ve yapılan görevin niteliğini artırmayı teşvik edici unsurlara yer veren bir yapıda olmasına dayanır. Ücret rejimi genel ücret düzeyinin her zaman nitelikli emek lehine şartlar teşkil etmesi modern personel yönetim sisteminin önemli bir özelliğini teşkil eder. Bu açıdan iş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük ve mali sorumluluk zammı ödemesinde yan ödeme katsayısının düşük olması nedeniyle bunların etkinliği zayıf kalmaktadır. Zam uygulanmasına ya son verilmelidir yada yan ödeme katsayısının yükseltilmesi yolu ile zam uygulaması sisteminin etkinliğinin artırılması sağlanmalıdır. Zira çok küçük miktarlardaki farklılaşmaların memurları çalışmaya teşvik etmekten uzak olacağı yada sistemin asıl gayesini gerçekleştirme açısından yetersiz kalacağı düşünüldüğünde iş güçlüğü, iş riski ve temininde güçlük zamlarının tazminatlara yansıtılması da düşünülebilir.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

-AKIN, Necmettin; Yan Ödemeler ve Ek Görev Ücretleri; Mülkiyeliler Birliği Dergisi; Sayı 27; 1972
-AY, Mehmet; Devlet Memurlarının Yan Ödemeleriyle İlgili Uygulamalar; Devlet Bütçe Uzmanlığı Araştırma Raporu; 1986
-ÇATALÇAM, Mustafa; Kamu Personeline Yapılan Ödemeler; Devlet Bütçe Uzmanlığı Araştırma Raporu; 1988
-GÖZÜBÜYÜK, Şeref; Yönetim Hukuku; 1988
-İLHAN, Mehmet; Bazı Kamu Görevlilerine Yapılan Ödemeler (1965-1990); Maliye ve Gümrük Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü; 1990
-İRTEŞ, Atilla; Memurlara Yapılan Aylık ve Aylık Dışı Ödemeler Üzerine Bir İnceleme ve Sistem Geliştirme Önerileri; Maliye Bakanlığı Tetkik Kurulu Yayın No-175; 1977
-KESTANE, Doğan; Kamu Personeli Ücret Rejimi ve Devlet Memurlarına Yapılan Yan Ödemeler; Mali Hukuk; Sayı 73
-TUTUM,Cahit; 657 ve 1327 sayılı Kanunlarla Getirilen Sistemin Nitelikleri ve Yan Ödemeler; Amme İdaresi Dergisi; Cilt 4; Sayı 1; 1971
-ÖZTÜRK, Ali; Kamu Kesiminde Ücret Karmaşasının Yarattığı Sorunlar ve Çözüm önerileri; TODAİE Uzmanlık Tezi; 1995
-YURDAKUL, Şinasi; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa Tabi Personelin Maaş Unsurları ve Aylıklarının Hesaplanması; Maliye Dergisi; Sayı 127; 1998
-YÜKSEL, Rıza; Türkiye'de Kamusal Ücret Rejimi ve Yönetme Yetkisi; TODAİE Uzmanlık Tezi; 1993
-Devlet Memurları Yan Ödeme Mevzuatı; Cilt 1-2; Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü; Sayı 1996/4; 1996
-Kamu Personeline Yapılan Ödemeler; Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü; Yan Ödemeler ve Maaş Hesabı Dairesi; 1999
-657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu
-Yan Ödeme Kararnameleri
-Bütçe Kanunları